(5237 S. K. m. 102)
Dava: Mağdurenin ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan sanığın yapılan yargılanması sonunda, atılı suçtan mahkumiyetine dair, Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.3.2010 gün ve 2010/18 Esas, 2010/33 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Adli Tıp Kurumunun uygulamalarında suç tarihinden itibaren en az 6 ay süre geçtikten sonra, T.C.K.nun 102/5. maddesi anlamında, mağdurun ruh sağlığının olay sebebiyle bozulup bozulmadığına dair rapor düzenlendiğinin bilinmesine rağmen 18.1.2009 tarihli olay sebebiyle mağdure hakkında Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından 9.4.2009 tarihli muayene sonucuna dayanılarak rapor tanzim edildiği gibi karşı düşüncenin de bulunduğu nazara alınıp maddi gerçeğin hiç bir kuşkuya yer vermeden bilimsel bir şekilde saptanabilmesi amacıyla bu defa dava dosyası ve gerektiğinde mağdure de gönderilmek suretiyle Adli Tıp Genel Kurulundan suçun sonucunda ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda raporunun temin edilmesi ve mağdurenin suç tarihindeki kimlik bilgilerini yansıtır nüfus kaydının ilgili merciden getirtilmesi ve bundan sonra bir karara varılması gerektiğinin gözetilmemesi;
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek C.M.U.K.nun 321. maddesi uyarınca bozulmasına, 17.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy