(5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 317) (5237 S. K. m. 7, 257)
Dava: Zimmet, görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal suçlarından sanık E. A.'in yapılan yargılanması sonunda; zimmet suçundan beraetine, atılı diğer suçlardan mahkumiyetine dair, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29/03/2010 gün ve 2009/338 Esas, 2010/117 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 4. Ceza Dairesinin 09/03/2011 günlü iade kararı ile daireye gönderilmekle incelendi.
Sanık hakkında verilen 28/12/2007 günlü ve 2006/151 Esas, 2007/379 Karar sayılı sanığın zimmet eyleminden beraatına, görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal eylemlerinden mahkumiyetine dair hükümlerin sanık müdafii tarafından süresi içinde temyiz edildiği, katılan vekili tarafından ise süresinde temyiz edilmediğinden beraat hükmünün kesinleştiği gözetilmeden, bozma kararı sonrası duruşma açılarak zimmet eylemi ile ilgili yeniden hüküm kurulduğu, bu hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu, bu itibarla temyize hak kazandırmayacağı anlaşıldığından katılan vekilinin, sanığın zimmet eylemi nedeni ile kurulan hükme yönelik temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi gereğince reddine, temyiz incelemesinin görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü.
Karar: Sanığın soyadının, kısa kararda, gerekçeli karar başlığında ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yanlış yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Hükümlerden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK.nun 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan kazanç sözcüğünün menfaat olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi ve 3. fıkra için yeni bir ceza ihdas edilmesi karşısında TCK.nun 7/2. madde-fıkrasındaki suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca bozulmasına, 21.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy