(5271 S. K. m. 40) (5237 S. K. m. 53, 238) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 318) (1086 S. K. m. 275) (YCGK. 12.02.2008 T. 2007/9-230 E. 2008/23 K.)
Dava: Zimmet suçundan sanıklar M. Y., H. A. Ö. ve M. Ö.'un yapılan yargılanmaları sonunda, atılı suçtan sanıklar M. ile H.'nin mahkumiyetine ve sanık M.'in beraetine dair, Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04/12/2009 gün ve 2003/106 Esas. 2009/256 Karar sayılı hükümlerin Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Sanık M. müdafii yüzüne tefhim edilen 04.12.2009 günlü kararı yasal süreyi geçirdikten sonra 15.02.2010 tarihinde temyiz etmiş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 30.01.2007 gün ve 2007/9-18 sayılı kararına göre gerek yüze karşı, gerekse gıyapta verilen hükümlerde yasa yolunun, süresinin, merciin ve şeklinin belirtilmesi ve bu hususların hüküm fıkrasına yazılması zorunlu olduğu halde, hüküm fıkrasında temyiz süresinin hükmün tebliğinden itibaren 7 gün olarak gösterildiği; bu hatanın CMK. nun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni sayıldığından, sanık M. müdafiin başvurusunun yasal süresinde olduğu kabul edilmesine ve Ceza Genel Kurulu'nun 12.02.2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince sanıklar M. ve H. müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Alanya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/293 Değişik İş, Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/701 ve 730 Esas sayılı menfi tespit ile senet iptaline dair dava dosyaları ile Y... Tur Şirketinin defter ve belgeleri getirtilip, inşaat konusunda uzman bilirkişilerin iştiraki ile mahallinde keşif yapılıp sanıkların görevden ayrıldıkları tarih itibarıyla inşaatların fiziki gerçekleşme oranları ve Bayındırlık Bakanlığı birim fiyatları esas alınarak toplam inşaat maliyetinin bilirkişiden alınacak raporla saptanmasından sonra, kooperatife ait defter, kayıt, belgeler, banka hesap ekstreleri ve tüm dokümanların kül halinde dava dosyasıyla birlikte konunun uzmanı Emekli Sayıştay Uzman Denetçilerinden oluşan bilirkişiler kuruluna tevdii edilerek; iddia, savunma ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek kooperatifin suç tarihleri arasındaki üye aidatları, alınan borç ile krediler ve sağlanan tüm gelirleri ile mahkemece yapılacak keşif sonucu teknik bilirkişilerce verilen rapordaki tespitlerde dikkate alınarak kooperatifin gaye ve inşaatları için yapılanlar dahil tüm giderlerinin ne kadar olduğunun belirlenip karşılaştırılması yapılarak aralarında fark olup olmadığı, alınan kredi ve borç bedelinin kooperatif işlerinde kullanılıp kullanılmadığı, kooperatifin Y. Tur Şirketine herhangi bir borcunun bulunup bulunmadığının, var ise miktarının ne kadar olduğunun ve bunun nereden kaynaklandığının tespitinden sonra sanıkların uhdelerinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa bundan hangi sanık ya da sanıkların ne oranda sorumlu bulunduklarına dair rapor aldırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının ve suç niteliğinin belirlenmesi gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması.
Kabule göre de:
Müdafiin savunması üzerinde durularak, sanıkların üyelikten çıkarıldıkları tarihe kadar yatırdıkları üye aidatları ve kooperatiften olan alacaklarının tespitiyle, bu tutarların toplam miktarının zimmet olarak kabul edilen tutarı karşılayıp karşılamadığı, karşılaması durumunda sanık müdafiin taleplerinin hasıl olan zararı tamamen ödeme niteliğinde olup olmadığı ve sanıklar lehine TCK.nun 248. maddenin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
5237 sayılı TCK.nun 53/1-d maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle zimmet suçunu işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca açık ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde bu belirtilen hak ve yetkiyi kullanmaktan hükmolunan cezanın yarısı olan 2 yıl 1 ay süre ile yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. biçimindeki düzenleme nazara alınarak kendisini vekille temsil ettiren ve oluşa uygun olarak beraetine karar verilen sanık M. yararına ücreti vekalete hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy