(5237 S. K. m. 3, 43, 53, 61, 204) (1412 S. K. m. 317)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan Hazine vekilinin Sanık A. hakkında kurulan beraat hükmü ile sanıklar M., R. ve K. hakkında nitelikli dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan düşme hükümlerini temyiz ettiği, bunun yanında sanık A. hakkında kurulan hükme yönelik lehe ya da aleyhe temyiz isteminin bulunmadığı, ayrıca sanık A. hakkında 12.05.2003 tarihli iddianame ile açılan kamu davasına gerek bozma öncesinde gerekse bozmadan sonra usulen katılıp, müdahil sıfatını almayan Hazine vekilinin, bu iddianame ile sanık Ali hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİ ile incelemenin sanıklar R., M. E. ve K. hakkında nitelikli dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümlerin katılan Hazine vekilinin, aynı sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin sanıklar müdafiin temyizleriyle, sanıklar C., A. ve S. hakkında rüşvet vermek suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin ise sanıklar A. ve S. ile sanık C. müdafiinin temyizleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar C., A. ve S. hakkında rüşvet vermek suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar A. ve S. ile sanık C. müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar R., M. E. ve K. hakkında nitelikli dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar R., M. E. ve K. hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
29.03.2010 tarih ve 2009/13643 Esas, 2010/2516 Karar sayılı bozma ilamından sonra verilen ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.02.2012 gün ve 2011/5-350 Esas, 2012/27 sayılı Kararındaki resmi belgede sahtecilik suçunda korunan hukuki yararın kamu güveni ve suçun geniş anlamda mağdurunun toplum olduğu, mağduru belli olmayan suçlarda da zincirleme suç hükümlerinin uygulanabileceği yönündeki düşünceler nazara alınıp, sübuta eren eylem yeniden değerlendirildiğinde, kadastro geçmemiş yerlerde çiftçilere doğrudan gelir desteği ödemesi yapılması esnasında oluşturulan İlçe Tespit Komisyonunda görevli olup düzenledikleri sahte belgeler ile doğrudan gelir desteği almak için müracaat eden kişilerin haksız yere para almalarını sağlayan sanıklar K., R. ve M. E.'in olaylardaki davranış biçimleri, eylemler arasındaki zaman süreci, suçla korunan hukuki yarar, suçun aynı mağdura karşı işlenmesi birlikte değerlendirildiğinde sanıkların aynı suç işleme kararıyla zincirleme şekilde sahtecilik suçunu işlediklerinin kabulünde zorunluluk bulunduğu gözetilip, TCK'nın 61 ve 3/1. maddeleri gereğince temel cezanın belirlenmesinde orantılılık ilkesiyle de uyumlu olarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilip teselsülden dolayı artırılması gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suçun 5237sayılıTCK'nın53/l-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen, sanıklar hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak üzere, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy