(5237 S. K. m. 58)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın Turizm Tur. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin yetkilisi olduğu ve şirket adına işletilen taksi durağının ruhsatının bulunmaması nedeniyle katılan Ankara Büyükşehir Belediye Encümeninin 08/11/2001 tarihli kararı ile ruhsat alınıncaya kadar faaliyetten men kararı verildiği ve işyerinin 29/11/2001 tarihinde mühürlendiği, 31/03/2005, 27/07/2005, 20/09/2005, 17/10/2005, 28/11/2005, 09/03/2006, 28/09/2006, 26/01/2007, 13/03/2007, 26/07/2007 ve 13/09/2007 tarihlerinde daha önce konulan mührün kırılarak faaliyete devam edildiğinin tespit edildiği, sanığın sorgusunda kendisinin olayla bir ilgisinin bulunmadığını, mühür bozma eylemlerinden haberdar olmadığını beyan ettiği, katılan kurumca sanığa ait taksi durağının 75 defa mühürlendiği ve mührün bozulduğunun iddia edildiği, 29/11/2001 tarihinde mühürlendiği, 31/03/2005, 27/07/2005, 20/09/2005, 17/10/2005, 28/11/2005, 09/03/2006, 28/09/2006, 26/01/2007, 13/03/2007, 26/07/2007 ve 13/09/2007 tarihli mühürleme ve mühür bozma tutanaklarının sanığın işçisi olan Bülent Kaya tarafından, 08/03/2005 tarihli mühürleme ve mühür bozma tutanaklarının taksi durağı başkanı Sait Yürek tarafından ve 10/05/2006 tarihli mühürleme ve mühür bozma tutanaklarının sanığın işçisi olan Şakir Karakoç tarafından imzalandığının anlaşılması karşısında; suç tarihleri itibariyle ilgili taksi durağının fiilen kimin sorumluluğunda olduğu yönünde kolluk araştırması yapılıp, ilgili ticaret sicil memurluğundan şirketin ortak ve yöneticilerinin kim olduğunun sorulup, tutanaklarda işçi sıfatıyla imzası bulunan Bülent Kaya, Sait Yürek ve Şakir Karakoç ile zabıta görevlilerinin tanık sıfatıyla dinlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Suça konu olayda, katılan kurumca düzenlenen suç duyurusu yazılarında sanık hakkında aynı işyeri ile ilgili olarak ilk mühürlemenin yapıldığı 29.11.2001 tarihinden sonra 75 defa daha mühürleme ve mühür bozma tutanaklarının düzenlendiğinin belirtildiği dikkate alınıp açılan bu kamu davalarının akıbeti araştırılıp, eylemler arasındaki hukuki kesintinin oluşup oluşmadığı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı saptandıktan sonra bir karara varılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Sanığın adli sicil kaydındaki ilamların kesinleşme ve infaz şerhli onaylı örneklerinin getirtilerek sanık hakkında TCK'nın 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, kazanılmış hak saklı kalmak kaydı ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy