(5271 S. K. m. 223) (5237 S. K. m. 250)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık H. B. T. hakkında değişen suç vasfına göre irtikap suçundan hüküm kurulmuş olması nedeniyle, tebliğnamede şartlı tehdit suçu yönünden katılan Hazine vekilinin temyizinin reddi düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık H. B. T. hakkında dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma, sanık İ. D. hakkında dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8 inci maddesi uyarınca düşmesi yerine ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiileri ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümlerde yer alan "ortadan kaldırılmasına" ibarelerinin "... CMK'nın 223/8 inci maddesi gereğince düşmesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin düzeltilerek ONANMASINA,
Sanık H. B. T. hakkında sahtecilik ve basit zimmet, sanıklar Ali Coşgun ve İ. D. hakkında sahtecilik suçlarından verilen beraet hükümleriyle ilgili temyiz incelemesinde;
Sanıklara yüklenen suçların 765 sayılı TCK'nın 339/1, 342/1, 202/1 inci maddelerinde öngörülen cezalarının tür ve miktarına nazaran aynı Kanunun TCK'nın 102/3 üncü maddesinde belirlenen 10 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanıkların sorgularının yapıldığı 12.08.2003 tarihiyle inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği ve zamanaşımını kesen başka işlem bulunmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8 inci maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanık H. B. T. hakkında irtikap suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihlerinde Düzağaç Kasabası Sağlık Ocağında doktor olarak görev yapan sanığın aynı kasabada eczacı olan İ. D.'la aralarında yaptıkları anlaşmaya istinaden yazdığı her reçete başına %10 oranında komisyon aldığı, bu durumun bir süre devam ettiği, sonraki aşamalarda ise İ.'in komisyon vermeyeceğini beyan etmesi nedeniyle, eczane üzerindeki denetim yetkisini kullanarak eczanesini çalıştırmayacağı ve asılsız tutanaklar tutacağından bahisle, manevi cebirle komisyon vermeye zorladığı, bu amaçla 14.03.2003 tarihli içerik itibariyle sahte tutanağı düzenlediği anlaşılmakla; İ.'in yeniden çağrılarak sanık H. B.'le aralarındaki menfaat birliği ve anlaşmanın sona erdiği ve kendisine yönelik manevi cebirin başladığı aşamadan sonra bu cebrin etkisiyle sanığa herhangi bir ödemede bulunup bulunmadığı, bulunmuş ise ne kadar para verdiği hususlarının açıklığa kavuşturulmasından sonra; TCK'nın 35/2, 43/1 inci maddeleriyle hükümden sonra 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 s. Kanunun 86 ncı maddesi ile TCK'nın 250. maddesine eklenen 4 üncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması suretiyle hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında TCK'nın 53/5 inci maddesi uyarınca "cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına" karar verilmesi yerine, öngörülen yasaklamanın suç sırasındaki göreviyle sınırlı tutularak hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiileri ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.11.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy