(5237 S. K. m. 32)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5 inci madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkiyi kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
12.03.2009 tarihli oturumda sanık savunması alınırken duruşma tutanağına geçirilen mahkeme gözlemi, sanığın sara hastası olduğu bu nedenle unutkanlık bulunduğu yönündeki 15.02.2011 günlü dilekçesi ve beyanlarıyla dosyada mevcut atipik anksiyete bozukluğu, atipik konvülsif sendromu olduğu, takip ve tedavisinin tarafından yapıldığını belirtir 26.07.2010 günlü psikiyatri uzmanı raporu karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 32 nci maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı usulen araştırılıp saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy