(5237 S. K. m. 43, 125, 265) (5271 S. K. m. 231) (YCGK. 03.06.2008 T. 2008/2-149 E. 2008/163 K.) (YCGK. 13.11.2007 T. 2007/8-171 E. 2007/235 K.)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, görevli zabıta memuruna çekiç kullanarak direnmesinden sonra getirildiği karakolda taşkınlık yapması üzerine, kendisini uyaran şikayetçi polis memuru C.'yi darp etmesi biçiminde gerçekleşen eyleminin 5237 Sayılı T.C.K.nın 265. maddesi kapsamında hangi görevin yerine getirilmesine yönelik olarak gerçekleştirildiğine dair kanıtlar gösterilip, kamu görevlisine karşı işlenen kasten yaralama suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmaksızın yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle sadece 1 kez direnme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Mührün bozulması sebebiyle hakkında işlem yapan G. ile getirildiği karakolda görevli C.'ye yönelik hakaret eylemlerini devamlılık içeren kasıtla işleyen sanık hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin mağdur sayısınca cezalandırılmasına karar verilerek fazla ceza tayini.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.6.2008 gün ve 2008/2-149 E. 163 K., Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.11.2007 gün, 2007/8-171 E. 235 K., sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin C.M.K.nın 231/5-6. maddesindeki şartlar gözetilmek suretiyle seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme gibi diğer kişiselleştirme nedenlerinden önce hakim tarafından değerlendirilmesinin zorunlu bulunmasına göre, sanığın kişilik özellikleri, duruşmadaki tutum ve davranışlarıyla adli sicil kaydındaki ilamın silinme koşulları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğinin tartışılması lüzumu,
Kabule göre ise:
Şikayetçi zabıta görevlisi G.'ye yönelik hakaret fiilini alenen, direnme fiilini ise saldırıda kullanılmaya elverişli araçla işleyen sanık hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 125/4 ve 265/4. maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Birden fazla kamu görevlisine karşı direnme suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiği nazara alınmaksızın "...eylemin bütün olduğu ve devam ettiği, tek suç oluşturduğu..." biçimindeki yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin belirtilen sebeplerle 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek C.M.U.K.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 12.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy