(1412 S. K. m. 305, 317) (5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 43, 62, 125)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Karar: Anayasa Mahkemesinin, 07/10/2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/07/2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 sayılı; iki milyar liraya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair hükümlerin temyiz olunamayacağına ilişkin 1412 sayılı CMUK'nın 305 inci maddesinin 3842 ve 5219 sayılı Yasalarla değişik (1) numaralı bendinin Anayasaya aykırı olması nedeniyle iptaline ilişkin kararı 07/10/2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21/06/2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki yasal düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMUK'nın 305/1 inci maddesi uyarınca cezanın miktarına göre kesin olan hükmün temyizi kabil olmadığından, sanık Bilgehan hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanıklar hakkında diğer suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Görevi yaptırmamak için direnme suçunu birden fazla kamu görevlisine karşı işlediği anlaşılan sanık A. hakkında TCK'nın 43/2 nci maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış, sanık A.'nin mahkemece sübutu kabul edilen hakaret eylemine göre uygulanma olanağı bulunmayan TCK'nın 125/3 üncü fıkrası c bendinin hükümde gösterilmesi, tayin olunan ceza miktarı nazara alındığında sonuca etkili görülmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kayden sabıkasız olup, duruşma tutanaklarına yansımış olumsuz bir hali bulunmayan ve sabıkasız geçmişleri nedeniyle haklarında TCK'nın 62 nci maddesi gereğince takdiri indirim uygulanan sanıklara yüklenen suçlar nedeniyle meydana gelmiş maddi nitelikte bir zararın söz konusu olmadığı da gözetilerek, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, CMK'nın 231/6 ncı maddesindeki objektif ve sübjektif koşullar değerlendirilmeksizin, suç sonucu sebep olunan zarar giderilmediği ve hangi somut veri ve olgulara dayanıldığı gösterilmeden, dosya kapsamından anlaşılan suç işlemeye meyilli kişilik özellikleriyle tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmadığından şeklindeki yasal ve yeterli olmayan, takdiri indirim uygulama nedenleriyle çelişkili gerekçelerle CMK'nın 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy