(1412 S. K. m. 317, 318) (5237 S. K. m. 43, 53, 212, 247)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi:
Sanıklara tayin edilen cezaların süresine göre sanıklar C. B., N. Ö. ve A. R. İ. müdafıilerin duruşma isteğinin C.M.U.K.nın 318 inci maddesi gereğince, 28.9.2011 günü tebliğ edilen hükmü, yasal bir haftalık süreden sonra 6.10.2011 havale tarihli dilekçeyle temyiz eden suçtan zarar gören vekilinin temyiz talebinin ise süresi içinde yapılmaması sebebiyle 5320 Sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek C.M.U.K.nın 317 nci maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız ve sanıklar müdafiilerin temyiz istemleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Sanıklar Ö.K., S.T., K.T., C. S. ve M. D. hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Lehe olduğu kabul edilen 5237 Sayılı T.C.K.nın 212 nci maddesindeki sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur şeklindeki düzenleme nedeniyle; sanıkların eyleminde sahtecilik suçunun unsurları bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılarak, sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinin düşünülmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suçları 5237 Sayılı T.C.K.nın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işleyen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5 inci madde ve fıkrası gereğince bu bentteki hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde, sanık Ö. hakkında kooperatif başkanlığı, sanıklar S., K. ve C. hakkında kooperatif yönetim kurulu üyeliği ve sanık M. hakkında muhasebecilik hak ve yetkilerini kullanma haklarından yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Sanıklar hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 247/1, 247/2 ve 43/1 inci maddeleri uyarınca tayin edilen 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezasının 62 nci madde uyarınca 1/6 oranında indirilmesi sonucu 7 yıl 9 ay 22'şer gün hapis cezasına ulaşılacağı gözetilmeksizin ceza hesabında hataya düşülerek 7 yıl 9 ay 23'er gün hapis cezasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafıilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 Sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek C.M.U.K.nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın C.M.U.K.nın 322 nci maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan T.C.K.nın 53/5 inci maddesiyle ilgili hak yoksunluklarına dair bölümlerin çıkarılarak yerine T.C.K.nın 53/5 inci maddesi uyarınca sanıkların cezanın infazından sonra işlemek üzere, 3 yıl 10 ay 26 gün süreyle aynı Kanunun 53/1-d maddesinde belirtilen hak ve yetkiyi kullanmalarının yasaklanmasına denilmesi ve hüküm fıkrasındaki 7 yıl 9 ay 23 gün ibaresinin çıkarılıp yerine 7 yıl 9 ay 22 gün denilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin düzeltilerek ONANMASINA,
Sanık C. B. hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Tüm dosya kapsamına göre Dairemizce de benimsenen YCGK'nın 2010/7-192 Esas, 2011/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, 5271 Sayılı C.M.K.nın 230/1-c maddesine aykırı biçimde birlikte görev yaptığı diğer sanıklarla arasında fikir ayrılığı bulunduğu anlaşılan, müfettiş raporunda kendisine zimmet isnat edilmeyen sanığın zimmet suçuna ne şekilde iştirak ederek işlediği hususunda delillerle varılan sonuç arasındaki dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmadan mahkumiyetine karar verilmesi,
Sanıklar N. Ö., A. R. İ. ve K. G. hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik itirazlara gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Gerekçede sanıkların kooperatif kayıtlarında tahrifat yapıp A. Ş.'e fazladan para ödenmiş göstermek ve inşaatta kullanılan malzemeleri gerçeğinden fazla göstermek suretiyle gerçekleştirdikleri eylemlerin basit zimmet niteliğinde olduğuna dair bilirkişi raporundaki düşünceye aynen iştirak edildiği belirtilmesine karşın zincirleme nitelikli zimmet suçundan hüküm kurulması ve müfettiş raporuyla hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen miktarlardaki inşaat malzemelerinin fazladan alınmış gösterildiği kabul edildiği halde kovuşturma aşamasında inşaat bilirkişilerince hazırlanan ve fazladan kullanılmış malzeme miktarlarını çok daha düşük gösteren rapora istinaden belirlenen 484.193.558 TL'nin sanıklarca ödenmiş olmasına dayanılarak cezalarında 5237 Sayılı T.C.K.nın 248/2 nci maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle çelişkiye düşülerek hükmün karıştırılması,
Suçları 5237 Sayılı T.C.K.nın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işleyen sanıklar hakkında aynı Kanunun 53/5 inci madde ve fıkrası gereğince bu bentteki hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde, kooperatif yönetim kurulu üyeliği hak ve yetkisini kullanılmasından yasaklanmalarına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Lehe olduğu kabul edilen 5237 Sayılı T.C.K.nın 212 nci maddesindeki sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur şeklindeki düzenleme nedeniyle; sanıkların eyleminde sahtecilik suçunun unsurları bulunup bulunmadığı karar yerinde tartışılarak, sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurulup önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak denetime olanak verecek biçimde karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe Kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi de gözetilerek C.M.U.K.nın 321 ve 326 ncı maddeleri uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 17.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy