(5237 S. K. m. 53, 212) (5271 S. K. m. 34, 230) (5252 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların kooperatifteki görevle yetkilerinin ve kapsamının ne olduğu, hangi tarihte başlayıp ne zaman sona erdiğinin araştırılmadığı, sahte olduğu iddia olunan senetler üzerinde yapılan imza incelemesi sonucunda imzaların bir kısmının adlarına atılan ortakların eli ürünü olduğu, yine bir kısmının adlarına atılan ortakların eli ürünü olmadığı, bir kısmının ise, karakteristik özellik taşımadığından değerlendirme yapılamadığının bildirilmesine rağmen, tüm belgelerdeki miktarlar zimmet kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulduğu dikkate alındığında; sanıkların görevle yetkilerinin ve kapsamının ne olduğu, hangi tarihte başlayıp ne zaman sona erdiği kooperatiften sorularak, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, zimmetin olup olmadığı, olması halinde miktarının ne kadar olduğu, her bir sanığın suça ne şekilde iştirak ettiği ve ne miktardan sorumlu olduğu belirlenerek sonucu dairesinde dosya kapsamına uygun hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeyle sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanıkların belgelerde sahtecilik yaparak nitelikli zimmet suçunu işledikleri kabul edilerek 765 sayılı TCK'ya göre hüküm kurulması durumunda, sanıkların ayrıca bu suçun unsuru niteliğindeki resmi evrakta sahtecilik suçundan cezalandırılmayacağı, buna karşın 5237 sayılı TCK'nın tercih edilmesi durumunda bu Kanunun 212 nci maddesinin açık hükmü karşısında nitelikli zimmet suçu yanında resmi evrakta sahtecilik suçundan da cezalandırılmaları gerekeceği ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK'nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi zorunluluğu nedeniyle nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı TCK'nın tercih edilmesi durumunda resmi evrakta sahtecilik suçundan da ancak bu Kanuna göre ceza tertip edilebileceği gözetilmeksizin, nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı TCK'ya göre hüküm kurulduğu halde, resmi evrakta sahtecilik suçundan 765 sayılı TCK hükümlerine göre uygulama yapılması suretiyle karma uygulama sonucunu da doğuracak şekilde lehe yasanın tespitinde hataya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
5237 sayılı TCK'nın 53/5 inci maddesine göre cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar sadece suç işlenirken kötüye kullanılan hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilebileceği nazara alınmadan, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hangi maddedeki hak ve yetkinin kötüye kullanıldığı da belirtilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık R
ve sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy