(5237 S. K. m. 53, 212, 247)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya içeriği ve toplanan kanıtlar karşısında; köy muhtarı olan sanığın zimmeti sağlamak ve açığa çıkmasını engellemek için gerçekleştirdiği köy masraf sarfiyat senetlerinde suça konu toplam 522,00 TL'yi (522.000.000 lira) yama ve sıkıştırma ekibine işçilik parası, köy hizmetlerinden gelen işçilere fazla mesai parası, işçilerle misafirlerin çay, kahve ve meşrubat parası ve köy kahvesine soba parası olarak E. B. ve M. Ö. adlı şahıslara ödenmiş gibi gösterip mal edinme eylemlerinde, olayın yeni muhtar E. B.'nın sanıktan görevi devraldığı sırada yaptığı incelemede harcama belgelerinin ve faturaların miktar ve nitelik yönünden gerçeği yansıtmadığını ve 5 ve 6 no'lu iki cilt köy koruma makbuzunun kendisine teslim edilmediğini tespit edip durumu Menemen Kaymakamlığına ihbar etmesi üzerine yapılan soruşturma ve bu soruşturma sırasında köy masraf sarfiyat senetlerinde ismi bulunan şahısların dinlenmesi ile köy muhtarlığına ait defter ve belgelerin incelenmesi ve yaptırılan imza incelemesiyle ortaya çıktığı anlaşıldığından, zincirleme nitelikli zimmet suçu yerine nitelendirmede yanılgıya düşülmesi ve lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212 nci maddesindeki sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur şeklindeki düzenleme nedeniyle, zimmetin açığa çıkmasını engellemek için sahte belgeler düzenleyen sanık hakkında sahtecilik suçundan da hüküm kurularak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
04/08/1999 tarihli lüzum-u muhakeme kararıyla resmi belgede sahtecilik suçundan da dava açıldığı halde sanık hakkında bu suçla ilgili olarak bir karar verilmemesi,
Sanığın kendi altsoyu yönüyle 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihiyle sınırlı olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanıktan tahsili gereken yargılama gideri miktarının ve ayrıntılı dökümünün burada gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 324/2 maddesine muhalefet edilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanık Zafer Birlik müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, zimmet suçu yönünden kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326 ncı maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 15.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy