(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 43, 203)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Mühür bozma suçunun kamunun güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilmeksizin zararın giderilmediği şeklindeki hatalı gerekçeyle sanık hakkında CMK'nın 231/5 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkün olmadığından bu husus sonuca etkili görülmemiş, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas nitelikte mahkumiyet kararı olması nedeniyle hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ise aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında aynı yerle ilgili olarak suç tarihi 20.09.2008 olan mühür bozma suçundan dolayı 03.04.2009 tarihli iddianameyle Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/461 Esas, 2009/992 Karar sayılı dosyasında da dava açılmış olması karşısında, her iki dosyanın birleştirilerek iddianame tarihi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun ve TCK'nın 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326 ncı maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy