(5237 S. K. m. 43) (5271 S. K. m. 231, 232) (YHGK. 27.09.2011 T. 2011/3-167 E. 2011/194 K.)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın başkanı olduğu Ülfeciler Sulama Kooperatifi adına 4595 ve 4596 abone numaralarıyla kayıtlı bulunan sayaçların 16.05.2008 ve 21.05.2008 tarihlerinde borcundan dolayı elektrik kesilerek mühürlendiği halde 27.05.2008 tarihinde yapılan kontrolde her iki sayaçtaki mühürlerin bozulması suretiyle sayaçlardan geçecek şekilde elektrik kullanıldığı iddia, mühürleme ve mühür bozma tutanakları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Her iki sayacın aboneliğinin Ülfeciler Köyü Sulama Kooperatifi adına kayıtlı bulunduğu, her iki sayaçtaki mühürlerin 27.05.2008 tarihinde bozulduğu göz önünde bulundurulduğunda, sanığın eylemlerinin değişik zamanlarda gerçekleşmediği gözetilmeden hakkında TCK'nın 43 üncü maddesinin uygulanarak fazla ceza tayini,
Sabıka kaydında yer alan ilamların adli sicilden silinme koşullarının oluşması durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarının değerlendirilmesinde engel bir neden olarak kabul edilmeyeceğine dair Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 2010/4-71 Esas, 2010/76 sayılı kararı göz önünde bulundurulduğunda, Sandıklı Sulh Ceza Mahkemesinin 26.04.1988 tarih, 1987/1348 Esas, 1988/407 Karar sayılı ilamının sabıka kaydından silinme koşularının gerçekleştiği, sanığın adli sicil kaydında görülen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, yargılamaya konu suç tarihinden sonra kesinleştiği, ayrıca CMK'nın 231/5 inci fıkrasının; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. hükmü karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının mahkumiyet olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek, söz konusu ilamların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde esas alınamayacağı gözetilmeksizin, sanığın daha önceden kasıtlı suçlardan dolayı mahkum olmuş bulunması nedeniyle bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaate varılamamakla... şeklindeki, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında CMK'nın 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 27.09.2011 tarih, 2011/3-167 Esas, 2011/194 Karar sayılı kararı doğrultusunda katılan kurum lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
Suç tarihi 27.05.2008 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 16.05.2008 olarak yazılması suretiyle CMK'nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, katılan vekilinin itirazları bu nedenle yerinde görülmüş bulunduğundan, hükmün 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy