(5237 S. K. m. 52, 61) (5271 S. K. m. 232)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın mahkeme aşamasındaki savunmasında ...Zaten elemanlar geldiklerinde genelde mühürlemeyeceklerini ancak işlemi usulen yapacaklarını bize söylüyorlardı ..., şeklinde beyanda bulunması karşısında; mühürleme tutanağını tanzim eden tutanak mümzilerinin mahkemeye celp edilerek tanık sıfatıyla dinlenilip, fiilen mühürleme yapılıp yapılmadığı tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
TCK'nın 61/8 inci maddesine göre, adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimlerin, gün üzerinden yapılması ve adli para cezasının, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması ve uygulama maddesi olan TCK'nın 52/2 nci maddesi gösterilmemesi, ayrıca verilen hükmün niteliği itibariyle temyize tabi olduğu gözetilmeden itiraz yolu açık olmak üzere yazılması suretiyle CMK'nın 232/6 ncı maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326 ncı maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 08.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy