(5237 S. K. m. 203) (5271 S. K. m. 231)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın aşamalarda değişmeyen mühürleme yapıldığından haberinin dahi olmadığını savunması karşısında, mühürleme tutanaklarını düzenleyenlerin ve tutanakta imzası bulunanların tutanak tanığı sıfatıyla mahkemeye celp edilerek dinlenildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5271 sayılı CMK'nın 231/5 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6 ncı fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı işlenen suçlar arasında yer alıp kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6 ncı maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, dosya içeriğine uymayan zarar giderilmediğinden şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy