(5237 S. K. m. 43, 53, 203)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın eylemleri arasındaki zaman aralığının uzun ya da kısa olmasının başlı başına zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, önemli olan hususun faildeki aynı suç işleme kararını devam ettirmesi olduğu, sanığın aynı yerde aynı faaliyeti devam ettirmeye yönelik eylemleri açısından aynı suç işleme kararıyla hareket ettiğinin kabul edilmesi gerektiği; bu kapsamda sanığın güncel sabıka kaydında gözüken ve mühür bozma suçu nedeniyle verilen Bağcılar 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2007 tarih, 2007/6 Esas, 2007/244 Karar sayılı ve 14.12.2006 tarih, 2006/458 Esas, 2006/809 Karar sayılı ilamlarıyla Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2010 tarih, 2008/219 Esas, 2010/870 Karar sayılı ilamıyla ilgili dosyalar getirtildikten ve bu dosyalarda bulunan mühürleme, mühür bozma tutanakları, iddianame, gerekçeli karar vs. belgelerin onaylı örnekleri temin edildikten sonra tüm eylemlerin aynı yerle ilgili olup olmadığının ve eylem-iddianame tarihlerine göre sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma durumunun bulunup bulunmadığının araştırılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartları oluştuğu takdirde; sanığa verilecek cezada 5237 sayılı TCK'nın 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapıldıktan sonra kesinleşen dosyalarda verilen cezaların bu cezadan mahsup edilmesi, davanın mükerrer olarak açıldığının anlaşılması halinde ise davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
TCK'nın 53 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca, 1 inci fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkıyla vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hangi haklardan ne kadar süre yoksun bırakılacağının hükümde gösterilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy