(5237 S. K. m. 3, 52, 61, 203) (5271 S. K. m. 230, 232)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece Yargıtay bozma ilamından önceki yapılan yargılamanın ilk duruşmasında, iddianamenin kabulü kararı okunmamış ise de; iddianame okunup sanığın sorgusu yapıldığından ve bu eksiklik savunmayı kısıtlayacak nitelikte olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık müdafiin Yargıtay bozma ilamından önce verdiği 21.06.2006 tarihli dilekçesinde sanığın aynı suçtan üç ayrı mahkemede yargılandığını ve Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/860 Esas sayılı dosyasıyla Üsküdar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/548 Esas sayılı dosyasının aynı davayla ilgili olduğunu belirtmiş olması ve müşteki kurumun 15.08.2005 tarihli suç duyurusu yazısında sanığın ikinci kez mühür bozma suçunu işlediğini bildirmiş olması karşısında, sanık hakkında aynı işyeriyle ilgili olarak başkaca bir mühür bozma suçundan işlem ve suç duyurusu yapılıp yapılmadığının ilgili belediyeden sorularak; mühür bozma suçundan dolayı başkaca tanzim edilen tutanak varsa, bu tutanakların onaylı birer suretinin getirtilmesi, ayrıca denetime imkan verecek şekilde Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/860 Esas sayılı dosyasıyla Üsküdar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/548 Esas sayılı dosyasının onaylı birer suretinin getirtilerek dosyaya konulmasından sonra sanık hakkında mühür bozma suçundan dolayı aynı yerle ilgili olarak mükerrer dava açılıp açılmadığı ve eylemler arasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken noksan soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 s. Kanunla 5237 sayılı TCK'nın 52/2 nci maddesinde yapılan değişiklikten önce seçimlik cezalarda temel adli para cezası gün biriminin alt sınırının 5 gün olduğu da gözetilerek, TCK'nın 61 inci maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1 inci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasındaki suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur şeklindeki yasal düzenlemelerle dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmadan, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi,
Sanık hakkında TCK'nın 203/1 inci maddesi uyarınca hükmedilen adli para cezasının bir gün karşılığının 20 TL olarak hesaplanması sırasında uygulama maddesi gösterilmeyerek, CMK'nın 230/1-c ve 232/6 ncı maddelerine aykırı davranılması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş bulunduğundan, hükmün 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy