(1412 S. K. m. 317) (5237 S. K. m. 7, 62, 257) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıkların üzerlerine atılı suçlardan katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan müşteki M. D.'nin davaya katılma isteminin reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun olup, katılan sıfatını kazanmayan müştekinin hükmü temyiz etmeye hakkı bulunmadığından, sanıklar haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317 nci maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin sanıklar müdafiilerin temyizlerine hasren yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Zimmet suçu yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hacı Hamzalı Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkan, üye ve müdürü olan sanıkların süt yemi satışından 2003 yılında tahsil ettikleri 63.464,87 TL, 2004 yılında tahsil ettikleri 117.309,25 TL ve 2005 yılında tahsil ettikleri 121.148,38 TL KDV'yi mal edindikleri kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de hazırlıkta Sayıştay denetçilerinden alınan 22.06.2006 tarihli raporda olayın vergi suçu olduğu ve Vergi Dairesince gerekli tespit ve incelemelerin yapıldığı ifade edildiği nazara alınarak, bu miktarların kooperatif hesabından ya da kasadan çekilip çekilmediği araştırılıp, eğer çekilmiş ise kimlerin aldıkları hususunun tespit edilmesi ve Menko Birlikten 2003 yılında kredili olarak temin edilen yem bedeline ilişkin düzenlenen fatura için 02.10.2003 ve 19.11.2003 tarihlerinde 16.500 TL mükerrer ödeme yapıldığı belirlendiği halde kooperatifin işleyiş biçimi, mali konularda kimin sorumluluk taşıyıp yetki kullandığı üzerinde durularak bu miktardan dolayı hangi sanığın neden sorumlu tutulduğunun denetime imkan verecek şekilde ayrı ayrı tartışılıp gerekçelendirilmesi yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanıklardan A. Ö.'in 2003 yılında yönetimde başkan yardımcısı olarak görev yapmasına, A. A.'ın 2005 yılında yönetimde yer almasına rağmen bu dönemler için belirlenen zimmet miktarlarından sorumlu olduklarına ilişkin gerekçeli kararın 9. sayfasında, tespit ve gerekçeye yer verilmemesi,
Görevi kötüye kullanma suçu yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1 inci maddesi ile TCK'nın 257/1-2 nci madde-fıkralarında yer alan kazanç sözcüğünün menfaat olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi ve 3 üncü fıkradaki suç için ayrı bir ceza ihdas edilmesi karşısında TCK'nın 7/2 nci madde-fıkrasındaki suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunla sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanık N. K.'ın adli sicil kaydında yer alan kaydın CMK'nın 231 inci maddesinin uygulanmasına engel olup olmadığı tartışılmadan, diğer sanıkların ise kayden sabıkasız oldukları, duruşma tutanaklarına yansımış olumsuz bir hallerinin bulunmadığı ve kişilik özellikleri nedeniyle haklarında alt sınırdan ceza tayin edilip, yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle de cezalarından TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılmasına rağmen CMK'nın 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına şeklindeki çelişkili, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle haklarında CMK'nın 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Görevi kötüye kullanma suçu yönünden delillerin tartışılmasında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği ifade edilmesine rağmen hükümde cezanın alt sınırdan tayin edilerek çelişkiye düşülmesi ve kanunda öngörülmemesine rağmen hapis cezasıyla beraber adli para cezasına hükmedilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326 ncı maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy