(1412 S. K. m. 318) (765 S. K. m. 339, 342) (5237 S. K. m. 53, 204)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan sonuç cezaya nazaran sanıklar müdafiilerin duruşmalı temyiz taleplerinin CMUK'nın 318 inci maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Dairemizin 20.05.2008 gün ve 2006/2695 Esas, 2008/4658 Karar sayılı bozma ilamında sanık E.'ın nakti yardım paraları için düzenlenen ödeme talimatlarının müdürlükteki nüshasına gerçek miktarı, bankaya gönderilen nüshasına ise eksik miktarı yazması, aradaki farkı, adına düzenlenen ödeme talimatlarıyla diğer sanık A.'in bankadan çekmesi eylemlerinin aldatma yeteneğinin olduğunun saptanması halinde sahtecilik suçunu oluşturacağının belirtilmesine ve bozma ilamına uyulmasına rağmen, ödeme talimatlarının bankadaki suretleriyle kurumdaki nüshalarının aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden, sanık A. adına düzenlenen tediye fişleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle eksik tahkikatla suç niteliğinin tayini,
Kabule göre de;
Lehe yasa tespiti sırasında sanık E. hakkında 765 sayılı TCK'nın 339 uncu maddesi uyarınca temel cezada ve teselsül hükmünde 1/2 artırım yapıldığı halde; 5237 sayılı TCK'nın 204/2 nci maddesi gereğince temel ceza bir kat ve 43 üncü maddesi ile 3/4 artırımla cezanın belirlenmesi ve keza sanık Ayten hakkında da lehe yasa tespit edilirken 765 sayılı TCK'nın 342 nci maddesinin üst sınırı 8 yıl, 5237 sayılı TCK'nın 204/1 inci maddesinin üst sınırının ise 5 yıl olduğu gözetilmeden teşdit uygulanarak, teselsül hükmünde de orana bağlı kalınmayarak karşılaştırma yapılıp, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle orantılılık ilkesine aykırı davranılması,
Sanık E. hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/5 inci maddesinin uygulanmaması,
Hapis cezasının kanuni sonucu olarak belirli haklardan yoksun bırakılma hükmünün uygulanması sırasında, 5237 sayılı TCK'nın 53/l-c maddesi uyarınca, velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, sanıkların sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde, altsoy ayırımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326 ncı maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 15.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy