(5237 S. K. m. 7, 250) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2012 tarihli, 2012/ 420 E. 2012/1771 K. sayılı kararına göre, hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 s. Kanunun geçici 2 nci maddesinin; sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Ortaköy Tapu Sicil Müdürü olan sanık M.'un suç tarihi itibariyle tapu işlemlerinde damga pulu kullanımı kaldırılmış olmasına rağmen, aynı ilçede Tapu Müdürlüğünün karşısında kırtasiyecide çalışan diğer sanık İsmail aralarında daha önce yaptıkları anlaşma doğrultusunda, tapuda devir işlemleri yapmak üzere kendisine başvuran katılandan damga pulu istediği, bunun üzerine sanık İsmail'in damga pulu almak için kırtasiyeciye gelen katılandan değişik zamanlarda 40 TL ve 60 TL olmak üzere toplam 100 TL'yi alması ve karşılığında buna dair yazı ve kaşesi bulunan kağıdı sanık M. 'a götürülmek üzere katılana vermesi şeklinde gelişen olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 s. Kanunun 86 ncı maddesi ile TCK'nın 250. maddesine eklenen 4 üncü fıkraya göre; irtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu göz önünde bulundurularak cezada yarı oranına kadar indirim yapılması mümkün hale gelmesi karşısında; TCK'nın 7/2 nci madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunla sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2 nci maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 s. Kanunun 562 nci maddesinin 1 inci fıkrasıyla değişik CMK'nın 231/5 inci maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2 nci fıkrası ile de 231/14 üncü maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6 ncı fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7 nci maddesiyle eklenen cümle de nazara alınarak sanıklar hakkında mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy