(818 S. K. m. 397) (6098 S. K. m. 513) (5237 S. K. m. 54, 55, 64) (5271 S. K. m. 223)
Dava ve Karar: Rüşvet vermeye teşebbüs ve ruhsatsız silah taşıma suçlarından sanık A. Ç. hakkında yapılan yargılama sonunda, atılı suçlardan mahkumiyetine dair, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 07/05/2009 gün, 2009/91 Esas, 2009/135 Karar sayılı hükümlerin sanık müdafiin temyizi üzerine, Dairemizin 12/12/2012 gün ve 2011/1272 Esas, 2012/12969 Karar sayılı ilamı ile onama-düzeltilerek onama yönündeki kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/02/2013 gün ve 5-2009/245973 sayılı yazısı ile itiraz isteminde bulunulması üzerine dosya Daireye verilmekle incelendi;
Sanığın hükümden önce 12/08/2008 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinden anlaşılmakla Yargıtay C. Başsavcılığının itirazı yerinde görülmekle itirazın kabulüne, Dairemizin 12/12/2012 gün ve 2011/1272 Esas, 2012/12969 Karar sayılı onama-düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mahkeme ilamında rüşvet suçuna konu para ile ruhsatsız tabancanın müsaderesine karar verilmiş olması, vekalet sözleşmesine ilişkin olarak temyiz tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununun 397/2. maddesinde "Şu kadarki vekaletin nihayet bulması müvekkilin menfaatlerini tehlikeye koyuyorsa, müvekkil veya mirasçısı veya mümessili bizzat işlerini görebilecek hale gelinceye kadar, vekil veya mirasçısı veya mümessili vekaleti ifaya devam ile mükelleftirler" ve sonradan yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 513/2. maddesinde "Vekaletin sona ermesi vekalet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, vekalet veren veya mirasçısı ya da temsilcisi, işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar, vekil veya mirasçısı ya da temsilcisi vekaleti ifaya devam etmekle yükümlüdür." şeklinde düzenlemeler bulunmasına göre itiraznamede vekalet ilişkisinin ölümle son bulması nedeniyle temyizin reddi gerektiği yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık A. Ç.'in hükümden önce 12/08/2008 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 64 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri ile emanetteki para ve ruhsatsız tabanca hakkında 5237 sayılı TCK'nın 54, 55 maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.02.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy