(2709 S. K. m. 40) (5237 S. K. m. 142, 289) (765 S. K. m. 492) (5271 S. K. m. 34, 231, 232)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Sanık M. S. K.'ın muhafaza görevini kötüye kullanma suçunu diğer sanık Y. K.'ün azmettirmesiyle üstlenerek birlikte işlediklerinin sanık M.'in polis beyanı, sanıkların müşterek imzaladıkları 13.10.2005 ve 27.4.2006 tarihli tutanak içerikleri ve tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak,
Tutanakta mal sahibi olarak gözüken M. S. ile onu azmettiren asıl mal sahibi Y. K.'ün hükmolunan cezalarından T.C.K.nın 289/1-son maddesiyle indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi.
Sanıklar için tekerrüre esas alınması gereken adli sicil kayıtlarındaki 1. sırada bulunan geçmiş mahkumiyetlerinin 765 Sayılı T.C.K.nın 492/2. (5237 Sayılı T.C.K.nın 142/1-f) maddesinde öngörülen elektrik hırsızlığı suçuna dair olduğu ve dosya içerisindeki ilamlara göre bu suçlar sebebiyle doğan zararın yargılama sırasında tümüyle tazmin edilmiş bulunduğu, anılan madde kapsamındaki suçun hükümden sonra 5.7.2012 tarih ve 6352 Sayılı Kanunun 82. maddesiyle yürürlükten kaldırılıp karşılıksız yararlanma suçuna dönüştüğü ve aynı Kanunun geçici 2/2. maddesi uyarınca vaki ödeme sebebiyle sanıkların bu cezalarının tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış bulunduğu gözetilmeden tekerrüre esas alınması.
Anayasanın 40. maddesi, C.M.K.nın 34/2, 231/2 ve 232/6 madde ve fıkraları gereğince hüküm fıkrasında, verilen karara karşı yasa yoluna başvurma olanağının bulunup bulunmadığı ve başvurma olanağı var ise süresi, merci ve şekillerinin hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin nazara alınmaması.
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek C.M.U.K.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 17.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy