(5237 S. K. m. 52) (5271 S. K. m. 326)
Dava ve Karar: Tefecilik suçundan sanıklar Necdet G. ve H. G. hakkında yapılan yargılama sonunda atılı suçtan mahkumiyetlerine dair Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26/03/2012 gün ve 2009/25 Esas, 2012/51 Karar sayılı hükümlerin sanıklar müdafii ve katılanlar A. D., C. Y., M. B., M. A., T. S., H. G., T. Ç. ve T. S. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 17/01/2013 gün ve 2012/12993 Esas, 2013/417 sayılı Kararı ile bozulması yönündeki kararma karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/03/2013 tarih ve 5-2012/163583 sayılı yazısı ile itiraz isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize verilmekle incelendi;
Dairemizin uygulamalarına göre tefecilik suçunda Hazinenin mağdur, kazanç karşılığı ödünç para almak zorunda kalan kişilerin ise zarar gören konumunda oldukları gözetilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 17/01/2013 gün ve 2012/12993 Esas, 2013/417 Karar sayılı red-bozma kararının KALDIRILMASINA, sanıklar müdafinin yanı sıra suçtan zarar gören katılanlar A. D., C. Y., M. B., M. A., T. S., H. G., T. Ç. ve Tufan Sülüs vekilinin de temyiz istemlerinin incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara yüklenen eylemlerin zincirleme olarak islendiği ve teselsülün son suç tarihi olan 2006 yılı içinde sona erdiği dikkate alındığında, tebliğnamedeki katılanlar M. A., C. Y., H. G., T. Ç., T. S. ile şikayetçiler Y. D., H. S., A. Ç., H. Ç., M. K., H. A. ve O. B.'e yönelik eylemlerin zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesine ilişkin görüşe iştirak edilmemiş, katılan Hazine vekille temsil edilmesine rağmen cezalandırılmalarına karar verilen sanıklara maktu vekalet ücreti yükletilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;
Hükmün tefhim olunduğu son olurumda, esas hakkındaki savunmalarını hazırlamak üzere süre isteyen sanıklar müdafiilerinin istemlerinin, hazır bulunmadıkları bir önceki celsede dosyanın karara bağlanacağının kararlaştırılmış olması biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle reddine karar verilerek savunma haklarının kısıtlanması,
Kabule göre de;
Saruhanlı ilçesinde çırçır işletmesi sahibi olan sanıkların aşamalardaki savunmalarında, katılan ve şikayetçilere faizle borç para vermediklerini, tefecilik yapmadıklarını, pamuk üreticisi olan kişilerle imzalanan sözleşmelerin, teminat olarak alınan senetlerin ve düzenlenen müstahsil makbuzlarının o yörede yapılması ticari teamüller gereğince mutat olan alivre alım sözleşmesi kapsamında bulunduğunu, bu sözleşme uyarınca üreticilerin hasat zamanı gelmeden önce ürününü getirmeyi taahhüt ederek kendilerinden avans aldıklarını, belirlenen zamanda taahhüt edilen ürün getirilmediği veya sözleşmeye aykırı biçimde başka bir tüccara satıldığı takdirde daha önce alınan senetlerin icraya konularak aradaki vade farkının faiz olarak talep edildiğini belirtmeleri, bu nitelikteki sözleşmelerin Manisa Ticaret Borsası tarafından da onaylanması, dosya kapsamında dinlenen kimi tanıkların da sanıklardan bu şekilde avans aldıklarım, sözleşme gereğini yerine getirince haklarında icra takibi veya bankaca bir işlem yapılmadığını ifade etmeleri karcısında, sanıkların mahallinde alivre alım isiyle uğraşıp uğraşmadıklarının araştırılıp ayrıca Manisa Ticaret Borsasından da sorulmasını müteakip, konunun uzmanı Sayıştay emekli uzman denetçisi bilirkişilerden oluşturulacak bir bilirkişi heyetine dosya tevdi olunarak sanıklar tarafından gerçekleştirilen faaliyetin niteliği, alivre alım sözleşmesi ya da faizle ödünç para verme kapsamında bulunup bulunmadığı, üreticilerden alınan senetlerdeki tutarların teslimi taahhüt edilen ürünlerin rayiç değeriyle örtüşüp örtüşmediği, senetlerin vade tarihleri ve icra takibinde talep edilen faiz oranlarının suç tarihinde geçerli bulunan ekonomik koşullara uygun olup olmadığı hususlarında kesin ve tereddüte yer bırakmayacak yeni bir rapor alınması ile sanıkların vergi cezalarının iptali için açtıkları davaların reddine ilişkin kararları onayan Manisa Bölge İdare Mahkemesinin ilgili kararlarının onaylı örneklerinin getirtilip gerekçeleri de irdelenerek sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, sanık savunmalarını değerlendirmeyen dosya kapsamındaki yetersiz bilirkişi raporuyla yetinilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Adli para cezasına çevirme işlemi sırasında uygulamaya esas olan TCK'nın 52. maddesinin hükümde gösterilmemesi,
Yargılama giderlerinin sanıklardan CMK'nın 326. maddesi gereğince sebebiyet verdikleri giderler gözetilerek ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi gerekirken yasada yeri olmayan biçimde müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Katılanlar vekille temsil edilmesine rağmen cezalandırılmalarına karar verilen sanıklara maktu vekalet ücreti yükletilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy