(2942 S. K. Geç. m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının idari yargı görevli olduğundan reddine dair verilen yukarıda gün ve sayılan yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 22.01.2013 gün ve 2012/20446 Esas - 2013/664 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemli davanın idari yargı görevli olduğundan reddine dair karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bu bozma kararma karşı davalı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dava konusu taşınmaz imar planında yol, yeşil alan ve belediye hizmet alanı olarak ayrılmış ise ete; tarafların beyanlarına göre, taşınmaza davalı idarece fiilen el atılmadığı anlaşılmıştır.
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile; Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı imar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır. hükmü getirilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesi'nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Karar sayılı ilamında da; Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği kabul edilmiş olup;
Davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden, dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair hükmün onanması gerekirken bozulduğu anlaşılmakla;
Sonuç: Davalı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 22.01.2013 gün ve 2012/20446-2013/664 sayılı bozma kararının kaldırılmasına hükmün açıklanan nedenlerle ONANMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, davalının karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine, 07.11.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ESKİŞEHİR
1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2012/97
KARAR NO: 2012/273
DAVA: Tazminat (Kamulaştırmasız El Koymadan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/02/2012
KARAR TARİHİ: 05/06/2012
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Kamulaştırmasız El Koymadan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dilekçesiyle müvekkilinin ¼ hissedar olduğu, Eskişehir İli, Odunpazarı İlçesi, Sultandere Mamuca Mahallesi 481 parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planında kısmen park, kısmen trafo, kısmen 25 ve 10 m'lik yola ve kısmen de belediye hizmet alanına isabet ettiğini, imar planının 24.06.1987 tarihli olduğuna, davalının imar planım fiilen hayata geçirmediğini, belirterek şimdilik iü.000 TL'nin kamulaştırmasız el atma bedeli olarak yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı vekili müvekkilinin fiili el atması olmadığını belerterek öncelikle yargı yolu nedeniyle davanın reddini istemiştir.
Dava, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davacı adına kayıtlı taşınmaz, 1/1000 ölçekli imar planında park, trafo . 25,15 ve 10 m.'lik yolda kalmaktadır.
Davalının fiili el atması yoktur.
Yargıtay Hukuk Genel Kumlunun benzer konudaki 15.12.2010 gün ve 2010/5-662/651 sayılı kararı da gözetilerek imar planında yol ve park alanı gibi kamu hizmetine ayarmış bulunan yerlere el atılmamış olsa dahi 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10. maddesinin amir hükmü uyarınca 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde davalı belediyece, ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle tapınmaz bedeli ödenmelidir.
Ancak, aynı konuda Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2011/238 Esas, 2012/63 Karar ve 9.4.2012 tarihli karında benzer bir olay nedeniyle verdiği kararda olayda, imar planının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konu parsellerin imar planında park alanında kaldığı, uzun süredir park alanı olarak düzenleme yapılmadığı, kamulaştırılmadığı, taşınmazda inşaat yapma olanağı bulunmadığı; kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesi gerektiğinin iddia edildiği; davanın konusunun, davalı idarece 3194 sayılı Kanunu uyarınca kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade ile yapılan imar planlarında yeşil alan olarak yer alan davacılara ait taşınmazın bedelinin tazminine ilişkin bulunduğu anlaşılmış olup, belirtilen duruma göre imar planı ve buna dayalı imar uygulaması sonucunda uğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir. görüşüne yer verilmiş ve yargı yeri olarak uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olarak gösterilmiştir.
HMK.nun 114/1-c maddesinde görev dava şartı olarak öngörülmüştür. 115.maddeye göre dava şartının yargılamanın her aşamasında talep üzerine veya resen göz önünde bulundurulması mümkün bulunduğundan aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Dava dilekçesinin HMK.nun 115/2 maddesi gereğince görev (yargı yolu) yönünden REDDİNE,
2- 21,15 TL karar ve ilam harcının peşin alınan harçtan mahsubuna, fazla 127,35 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
3- Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı lehine 1.200,00 TL ücretin vekalet takdirine, davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5- Gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde, tebliğden itibaren 15 gün içinde Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar usulen okundu.05/06/2012 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy