(765 S. K. m. 202) (5237 S. K. m. 53, 212) (1136 S. K. m. 38) (5271 S. K. m. 150, 152) (YCGK 20.10.2009 T. 2009/1-85 E. 2009/242 K.)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklardan Z. A'nın ad ve soyadının kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında nüfus kaydına aykırı olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş, yargılama sırasında usulüne uygun katılma talebinde bulunmadığı ve kamu davasına katılmasına karar verilmediği anlaşılan şikayetçi Maliye Bakanlığının, hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi, 26.5.2010 tarihinde kendisine tebliğ edilen hükmü yasal süreden sonra 7.6.2010 havale tarihli dilekçesiyle temyiz eden şikayetçi vekilinin temyiz isteminin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek C.M.U.K.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, sanıklar M., M., F., M., A. ve S. müdafiiyle sanıklar A. ve Z.'nın temyiz itirazlarıyla ilgili olarak sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Dairemizce de benimsenen YCGK' nın 20.10.2009 tarih ve 2009/1-85 Esas, 2009/242 Sayılı Kararında da vurgulandığı gibi, aralarında menfaat çatışması bulunduğu anlaşılan sanıklar M., M., F., M., A. ve S.'in savunmalarının ayrı müdafiiler tarafından üstlenilmesinin sağlanması gerektiği gözetilmeksizin aynı müdafii tarafından temsil edilmeleri suretiyle 1136 Sayılı Avukatlık Yasasının 38 ve 5271 Sayılı C.M.K.nın 152. maddesine aykırı davranılması,
765 Sayılı T.C.K.nın 202/2. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun alt sınırı itibariyle 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi karşısında C.M.K.nın 150/3. maddesi uyarınca sanıklar A. ve Z. müdafii atanmadan yazılı şekilde hüküm kurularak savunma haklarının kısıtlanması,
Kabule göre de;
K...ilçesi S.S. T... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifinde sanıklar F.K.'le Z.A'nın 1.1.1996 ila 28.5.1996 tarihleri arasında, M. A., F. K., M. K. ve S. Ö.'nün 26.5.1996 ila 28.6.1997 tarihleri arasında, M.K., A.K., A.K. ve Z.A.'nın ise 28.6.1997 ila 31.12.1997 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görevli oldukları gözetilerek; kooperatife ait tüm defter ve belgelerin dosyayla birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilerek sanıkların görevli oldukları dönemlere dair olarak kooperatifin gelir ve giderlerini, kasa ve banka hesapları bakiyesini tespit eden, bakiyeyle kayıtlarda görünen para miktarı karşılaştırılıp, kooperatif kayıtlarına intikal eden sahte faturaların kayıtlara intikal tarihlerini ayrı ayrı belirleyen, önceki raporlar arasındaki çelişkileri giderip iddianameye konu eylemler değerlendirilmek suretiyle zimmet suçunun her bir sanık yönünden oluşup oluşmadığını saptayan rapor alınması, suç tarihlerinde kooperatifin akçalı işlemlerinin kim ya da kimler tarafından yürütüldüğünün saptanması ve parasal işlerle ilgilenmeyen yönetim kurulu üyelerinin, sanık başkanların eylemlerine ne şekilde iştirak ettiklerinin tartışılması, bundan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karara varılması gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
K...Orman İşletme Müdürlüğünden kooperatife yapılan ödemeler sorulmak, sahteliği iddia olunan faturalarla ilgili olarak tanık dinlenmek, bilirkişi raporu aldırılmak ve ilgili kurumlarla yazışmalar yapılmak suretiyle olayın ortaya çıkmasıyla zimmetin basit bir incelemeyle belirlenmesinin mümkün olmaması karşısında, eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden basit zimmet suçundan hükümlülük kararı verilmesi,
5237 Sayılı T.C.K.nın 212. maddesindeki sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur biçimindeki düzenleme nedeniyle, sanıkların eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurularak lehe Kanunun belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Sanıklar haklarında şartları oluştuğu halde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,
Suçun 5237 Sayılı T.C.K.nın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklar haklarında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar M., M., F., M., A. ve S. müdafiiyle sanıklar Z. ve A.'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıkların ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere, hükümlerin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek C.M.U.K.nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 25.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy