MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre; basit dolandırıcılık suçundan dört kez, özel belgede zincirleme sahtecilik suçundan bir kez mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2. maddesi de gözetilerek, 6763 sayılı Kanunun 35. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesi gereğince aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sanık tarafından mağdurların aidat ödemesinden kaynaklanan zararlarının giderilmediği gerekçesiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin
açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin kabul yerinde ise de; özel belgede sahtecilik suçu nedeniyle doğrudan meydana gelen maddi bir zarar bulunmadığı halde, mağdurların zararının giderilmediği gerekçesi ile sanık hakkında bahse konu suçtan kurulan mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesiyle değişik 5275 sayılı Yasanın 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde dolandırıcılık suçundan dolayı ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilmesine rağmen, cezanın süresi itibarıyla, 5237 sayılı Yasanın 50. maddesinin tatbikine yer olmadığına karar verilmek suretiyle hükmün karıştırılması ve sonuç adli para cezasına hükmedilmesi nedeniyle yasal olanak bulunmadığı halde, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin uygulanması,
Sahtecilik suçundan verilen uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 02/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy