(2942 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasındaki Kamulaştırma Yasasının 17 nci maddesi uyarınca tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve saları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden süresinde verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kamulaştırma Kanununun 17. maddesi gereğince tescile karar verilebilmesi için kamulaştırmanın ve bedelin kesinleşmiş olması gerekir. Davacı için her şeyden önce kamulaştırma belgelerinin maliklerine tebliği icap eder. Kamulaştırma belgelerinin tebliğ edildiği belirlenemeyen davalılar hakkında davanın reddi doğru ise de dosya arasında bulunan Beyoğlu 18. noterliğinin mührünü taşıyan fotokopilerde bir kısım davalıya tebligat yapıldığı bellidir. Noter yazısında da tebligatın yapıldığı açıklanmasına karşılık bir kısım davalılara kıymet takdir komisyonu tutanağının gönderilmediği belirtilmiş, mahkeme bu yöne dayanarak davayı reddetmiştir. Yukarıda açıklandığı gibi noterin imza ve mührünü taşıyan belgeler noterin verdiği bilgi ile çelişkidir. Kaldı ki kamulaştırma belgelerinin noksanlığı adli yargıda tartışılamaz. Bir eksiklik olsa bile tebligat işleminin iptali yönünden idari yargıda dava açılıp tebligat işlemi iptal edilmedikçe hukuki sonuç doğurur. Bu sebeple kamulaştırma bedelinin davacılar adına yatırıldığını gösterir dekontun eki liste ve tapu kayıtları getirtilerek sonucu uyarınca karar verilmek gerekirken başka düşüncelerle davanın tümünün reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK.'nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, 2.2.1989 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy