(2942 S. K. m. 9, 18, 19)
Dava: Taraflar arasındaki mülkiyetin tesbiti ile kamulaştırılmış olan gayrimenkulün bedelinin tamamının ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; davanın husumet yönünden reddine dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden süresinde verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Davacı davalı idare tarafından kamulaştırılan taşınmaz malın kamulaştırması sırasında zilyetlikle kazanılan malikinin diğer davalı gerçek kişiler olduğundan söz edilerek kamulaştırma işleminin yapıldığını ve bedeli onlar adına bankaya yatırıldığını ileriye sürerek gerçek malikin kendisi olduğunun tespiti ile kamulaştırma parasının kendisine ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Kamulaştırma Kanununun 19. maddesinde tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların kamulaştırılmasında uygulanması gereken kurallar açıklanmıştır. Kamulaştırma sırasında; kamulaştırmayı yapan idare, işlemleri gerek malike ve gerekse ilgililere yöneltmek zorundadır. 2942 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca hazırlık sırasında yapılan tespitler gerçek maliki belirlemeye ve idareye sorumluluktan kurtarmaya yeterli bulunmamaktadır. İdare, aynı Yasanın 19. maddesi uyarınca görevli mahkemeye başvurup gerekli inceleme ve işlemleri yaptırmadan sorumluluktan kurtulamaz.
Kamulaştırma Kanununun 18. maddesindeki hüküm, kamulaştırmanın 19. maddede belirtilen usul ve esaslar içerisinde tamamlanmış olduğu hallerde uygulanır. Davalı idareden 19. madde uyarınca işlemleri tamamlayıp tamamlamadığı sorulup bu konudaki deliller toplanmadan mülkiyet hakkının tesbiti için taraflara imkan tanınmadan idarenin davada sıfatı bulunmadığından bahisle davanın reddedilmiş olması,
Doğru değildir.
2- Kabule göre de, davacı davasını lehine kamulaştırma işlemi yapılan kişileri de bu durumda çekişmenin gerçek kişiler arasında çözümlenmesi gerektiği yolundaki gerekçeye aykırı bir biçimde onlar hakkındaki davanın da reddi yerinde değildir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazı bu sebeple yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün açıklanan nedeniyle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 24.04.1989 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy