(2942 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma değerinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, kamulaştırma değerinin artırılmasına dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı İdare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla; dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, bilirkişi incelemeleri yaptırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Arsaya, emsal karşılaştırılması yapılarak değer biçilmesi doğrudur. Ancak;
Davacılar; 22.7.1992 günü bedel artırma davası açmış, dilekçesinde fazlaya ait haklarını saklı tuttuğunu bildirmiştir. Yapılan keşif sonucu tesbit edilen bedel davacıların talebinden fazla taktir edildiğinden davacı 23.3.1993 tarihinde ikinci davasını açarak keşifte tesbit edilen ve raporda belirtilen farkı dava etmiş, mahkemece de davalar birleştirilerek bu talep kabul edilmiştir. Oysa ki;
Kamulaştırma Kanununun 14. maddesinde belirtilen 30 günlük dava süresi hak düşürücü süre olup, bu sürenin geçmesiyle artık hakkın saklı tutulduğundan bahisle tekrar bedel istenemez. Davacılara kamulaştırma işleminin tebliğ edilip edilmemesi de sonuca etkili değildir. Zira; davacı, kamulaştırma işlemini öğrenmiş ve ilk davasını açmıştır. Bu dava tarihinden süre başlamış olduğundan hakkın saklı tutulması da söz konusu olamaz. İlk davada talep edilen bedel üzerinden hüküm kurulması gerekirken daha sonra açılan davadaki istem üzerinden hüküm kurularak fazla artırmaya karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz, itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istendiğinde ödeyene geri verilmesine, 02.02.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy