(818 S. K. m. 113)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma değerinden doğan faiz alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; davanın süre yönünden reddine dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, artırılan kamulaştırma bedelinin faizinin alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının bedel artırma davası sırasında faiz istemediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Bedel artırma davası sırasında faiz istenmemişse, sonradan açılacak bir dava ile faiz istemek mümkündür. Ancak;
Borçlar Kanununun 113/2. maddesi gereğince; ana para alınırken faiz hakkının saklı tutulması veya saklı tutulduğunun halin icabından anlaşılması gerekir. Dosya münderecatından ana paranın dava açılmadan önce alınıp alınmadığı veya alınırken faiz hakkının saklı tutulup tutulmadığı anlaşılamamaktadır. bu yön araştırılmadan kararda yazılı gerekçelerlede davanın süre yönünden reddine karar verilmesi, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 15.09.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy