(2942 S. K. m. 14, 35)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; kamulaştırma bedelinin artırılmasına dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı İdare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Kamulaştırma tebligatının yapılıp yapılmadığı davalı İdareden veya noterlikten araştırılarak davanın 30 günlük hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı belirlenmeden dava hakkının kabul edilmesi,
2- Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan raporlar değer biçme yöntemi bakımından yasa hükümlerine uygundur. Arsa niteliğindeki taşınmaz mala emsal karşılaştırılması yapılarak m2. değerinin biçilmesinde binaya da resmi birim fiyatları esas alınarak değer takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Paylı mülkiyete konu olan taşınmaz mal kısmen kamulaştırılmış ve davacının payının tamamı kamulaştırma kapsamı içersine alınmıştır. Bu durum dava konusu taşınmaz malın özel parselasyona tabi tutulduğu ve bir kısım yerlerin paydaşlarca yol olarak tahsis edildiğini açıklamaktadır. Esasen davacının payına 246 m2. düştüğü halde bunun sadece 220 m2.'sine bedel taktir edilip, geri kalan 26 m2.'sine de bedel taktir edilmemiş, davacı da bu 26 m2.'lik bölümünü İdareye bedelsiz olarak ferağ etmiştir. Kamulaştırma Kanununun 35. maddesi dikkate alınarak 220 m2.'lik miktar esas alınmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiği düşünülmeden 246 m2.'lik miktar esas alınarak fazla artırma yapılması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı İdare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istendiğinde ödeyene geri verilmesine, 01.02.1995 gününde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy