(2942 S. K. m. 11/h, 19)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, kamulaştırma bedelinin artırılmasına dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı İdare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla; dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar değer biçmeye yöntemi bakımından yasa hükümlerine uygundur. Yapılara resmi birim fiyatları esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Dava konusu yapının kaç yıllık olduğu tesbit edilip, buna göre yıpranma payının belirlenmesi ve kamulaştırma bedelinden indirilmesi gerektiği gözetilmeden, mücerret ifadelerle yıpranma karşılığının belirlenmiş olması ve bu konuda bilirkişi kurullarından ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Kıymet takdir komisyonu raporunda değerlendirilmeyen muhdesat için maddi hata davası açılmış olmadıkça değer tesbitinde dikkate alınamayacağı düşünülmeden, kıymet takdir komisyonu raporunda değer biçilmemiş unsurlara da bilirkişi raporlarında değer biçilmiş olması ve bu haliyle de fazla artırma yapılmış olması,
3- Dava konusu yapının zemini davacıya ait değildir. Bu nedenle yapı, Kamulaştırma Kanununun 19/12. maddesi uyarınca menkul inşaat hükmündedir. İdarece de el konulmadan mülkiyeti idareye geçmez. Dava konusu muhdesat da davacılar halen ikamet ettiklerine göre, el koyma da mevcut değildir. Bu itibarla, faiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı İdare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine,17.02.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy