(2942 S. K. m. 11) (818 S. K. m. 113/2)
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedeline faiz verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı İdare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla; dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, artırılan kamulaştırma bedeline faiz verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı İdare vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya münderecatına göre; davacı, bedel artırma davası açarken faiz istememiş, duruşma sırasında faiz talebinde bulunmuş ise de, İdarenin karşı çıkması üzerine bu istemi red edilmiş ve hükmü, dolayısıyla faiz talebinin reddi kararı davacı temyiz etmemiştir.
Kural olarak dava açılırken faiz talep edilmemiş ise, yeni bir dava ile faiz istemek mümkündür. Ancak; olayımızda, davacının sonradan yaptığı faiz istemi reddedilmiş ve davacı temyiz yoluna başvurmamıştır. Bu tarihe kadar olan faiz hakkını davacı artık talep edemez. Zira, İdare lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Faiz hakkı, her gün yeniden oluşan bir hak olduğundan, karar gününden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Mahkemece karar tarihi yerinde kamulaştırma gününden faize hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı İdare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün yukarıda açıklanan nedenle HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 17.6.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
YKD Ekim 1996
Full & Egal Universal Law Academy