(2942 S. K. m. 1, 3, 38)
Dava: Taraflar arasındaki Kamulaştırma Yasasının 38. maddesine göre tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı kayyum vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla; dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kamulaştırma Kanunun 38. maddesi uyarınca, kamulaştırma yapılmadan kamu hizmetine tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmaz üzerindeki her türlü dava hakkı 20 yıl geçmekle düşer ve mal sahibinin dava hakkının düşmesi karşılığında da el atan İdarenin taşınmazın mülkiyetinin kendisine geçirilmesini talep hakkı doğar. Ancak;
1- Bu hakkın doğumu için taşınmazın kamu hizmeti için ayrılması veya tahsis edilmesi gerekir. Davacı idare kar amacı güden anonim ortaklıktır. Bu anonim ortaklık tarafından taşınmaza el atılmış olması taşınmazın kamu hizmetine tahsis edilmesi veya kamu hizmetine ayrılması olarak kabul edilemez. Tapu iptali ve tescil isteminin bu nedenle reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması,
2- Kabule göre;
Paydaşlardan Hikmet hakkında dava açılmadığı halde onun payını da kapsar şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı kayyum vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 16.10.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy