(2942 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan yer bedelinin tahsili davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla Duruşma için belli edilen 04.07.2000 günlü belli saatte Temyiz eden davalı idare vekili ile aleyhine temyiz olunan davacı vekilinin yüzüne karşı duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki kağıtlar okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1- Davalı idare dava konusu taşınmaza 20-25 yıldan beri fiilen el atıldığını savunmuş, gösterdiği tanıklarda bu iddiayı doğrulamıştır. Kamulaştırma Kanununun 38.maddesi uyarınca fiili el atma tarihinden itibaren 20 yıl geçmekle mal sahibinin her türlü dava hakkı düşer.
Mahkemece bu konu üzerinde durulmamıştır. Dava konusu taşınmaza davalı idarenin imar yolu geçirmek suretiyle hangi tarih de fiilen el atıldığının gerektiğinde taraflardan yeniden delil sorularak tespit edilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi,
2- Kabule göre;
a) Dava konusu taşınmazın bulunduğu 29 Ekim mahallesinde olan 1481 ada, 305 nolu parselin 353/l000 payı davacı tarafından açık arttırma ile satın alınmıştır. Bu alımın değerlendirme tarihindeki m2 karşılığı 7.808.000 TL.dir. Aynı mahallede bulunan iki taşınmaz orasında hangi faktörlerinin etkisi olursa olsun 7 katın üzerinde değer farkı olamayacağı gözetilmeden m2ye 55.750.000 TL. değer biçilmiştir.
Bu itibarla her iki bilirkişi raporu da inandırıcı olmaktan uzaktır. Yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
b) Ek davada faiz ek dava tarihinden istendiği halde bu istemin dışına çıkılarak kısmi dava tarihinden faize hükmedilmesi,
c) 3095 sayılı yasanın değişik şeklinde değişken oranlı yasal faiz öngörülmüştür. Sadece yasal faizin başlangıç tarihi belirtilmek suretiyle hüküm kurmak gerekirken faiz oranın da belirtilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz eden davalı idare yararına Temyiz dilekçesinin verildiği günde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 65.000.000 TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 03.07.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy