(2942 S. K. m. 11) (743 S. K. m. 633)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar zemin değerinin biçilmesi yönünden yasa hükümlerine uygundur. Arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve pilon yeri bedeli ile 1667 numaralı parseldeki irtifak hakkı bedelinin ve 1666 numaralı parseldeki 154 kwlık hat nedeniyle irtifak hakkı bedelinin artırılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Dava konusu taşınmazların geometrik durumlarına, yüzölçümlerine, henüz parsellenmemiş arsa niteliğinde olmalarına ve enerji nakil hatlarının güzergahlarına göre irtifak haklarının neden olacağı değer düşüklüklerinin taşınmazların tüm değerinin;
1664 numaralı parseldeki 380 kwlık hat nedeniyle binde üçünü, 154 kwlık enerji nakil hattı nedeniyle yüzde iki buçuğunu,
1666 numaralı parseldeki 380 kwlık enerji nakil hattı nedeniyle binde üçünü,
1669 numaralı parseldeki enerji nakil hakkı nedeniyle yüzde dördünü,
1680 numaralı parseldeki enerji nakil hattı nedeniyle onbinde beşini,
1686 numaralı parseldeki enerji nakil hattı nedeniyle ise; binde onbeşini,
Geçemeyeceği düşünülmeden yüksek oranda değer düşüklüğü kabul edilerek kamulaştırma bedelinin fazla artırılması,
2- Kamulaştırma işleminin davacılara tebliğine ilişkin belge mevcut değildir. Kamulaştırma tarihi ile dava tarihi arasında bir yıldan fazla süre geçtiği için değerlendirme dava tarihi esas alınarak yapılmıştır. Bu gibi durumlarda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 20.10.1998 gün ve 4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile Hukuk Genel Kurulunun 18.10.1995 gün ve 633-826 sayılı kararına göre aynı hak idareye geçmeden faize hükmedilemez. Aynı hakkın geçmesi tapuda ferağ verilmesi ile olabileceği gibi tescil kararı veya T.M.K. nun 633. maddesi uyarınca kamulaştırma işleminin idari yönden kesinleşmesi ile de olur. Açıklanan nedenle aynı hakkın davalı idareye geçtiği 27.01.2000 tarihinden faize hükmetmek gerekirken daha önceki tarihten faiz başlatılması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 06.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy