(2942 S. K. m. 11, 13, 15) (4721 S. K. m. 705) (3194 s. İmar K. m. 2)
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar geçerli olmadığı gibi yapılan inceleme de yeterli değildir. Şöyle ki;
1-Bir yerin arsa olarak kabul edilebilmesi için Belediye imar planı içerisinde olması, değilse Belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunmakla birlikte Belediye hizmetlerinden yararlanması ve etrafının meskun olması gerekir.
Dava konusu taşınmaz değerlendirme tarihinde Belediye sınırları içerisinde olmakla beraber Belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ilgili Belediye Başkanlığı'ndan sorulmadan eksik inceleme ile arsa kabul edilerek değer biçilmesi,
2-Kamulaştırma Kanununun 11/3-g maddesi uyarınca, arsalara kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan satışlara göre değer biçilmesi gerekir.
Bilirkişi raporlarında, getirtilen emsallerin satışlarının vergi ve harçtan kaçınmak için düşük gösterildiği açıklandıktan sonra, sonuçta taşınmaza soyut ifadelerle ve dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli olduğu kabul edilerek değer biçildiğinden, bu raporlara göre hüküm kurulması mümkün değildir. Taraflara emsal göstermeleri için yeniden imkan tanınması, lüzumu halinde res'en emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulları eşliğinde keşifler yapılarak emsal karşılaştırması suretiyle taşınmazın değerinin tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Bedel artırma davası kamulaştırma işlemi tebliğ edilmeden açıldığından, Kamulaştırma Kanununun 15/13 maddesi uyarınca dava tarihi esas alınarak değer biçilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 20.10.1989 gün ve 4 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Hukuk Genel Kurulunun 18.10.1995 gün ve 633-826 sayılı kararına göre bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kamulaştırmayı yapan idareye geçmeden faize hükmedilemez.
Mülkiyet hakkının geçmesi tescil kararı veya taşınmazın tapuda ferağının verilmesi ile olabileceği gibi 4721 sayılı T.M.K.nun 705.maddesi uyarınca kamulaştırma işleminin idari yönden kesinleşmesi ile de olur.
Açıklanan nedenle mülkiyet hakkının geçtiği 22.03.2001 tarihinden faize hükmedilmesi gerekirken, daha önceki dava tarihinden faiz başlatılması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün belirtilen nedenlerle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 18.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy