(2942 S. K. m. 11, 15)
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R -
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacılardan Dilbere O. 15.06.1999 tarihinde ölmüş, dava ise 25.06.1999 tarihinde harcı yatırılmak suretiyle açılmıştır. Adı geçen davacı dava tarihinde ölü olduğundan, aktif husumet ehliyeti yoktur. Davasının bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Yapılan keşif sonucu alınan rapor ve ek rapor geçersizdir. Şöyle ki;
a)Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin hükümleri, kamulaştırmasız el atma davalarında da kıyasen uygulanır. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/3-g maddesi uyarınca arsalarda, kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre değerinin belirlenmesi gerekir. Buna rağmen hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda değerlendirme tarihi olan dava tarihinden sonraki satışın emsal olarak alınması,
b)Bilirkişi kurulunun and raporunda değerlendirmede esas alınan emsal taşınmazların nerede bulundukları, satışların kimler arasında yapıldıkları ve tapu kayıtları celbedilmeden sadece satış bedeli ve tarihleri belirtilmek suretiyle endeks uygulaması yapılarak soyut ifadelerle dava konusu taşınmazın emsallerle ayrı ayrı karşılaştırması yapılmadan, iki emsalin satış ortalaması alınarak 3-4 kat daha değerli olduğunun kabulü ile değer biçilmesi,
c)Kamulaştırma Kanununun 15.maddesi uyarınca, birisi mahalli, diğer ikisi de teknik olmak üzere üç kişiden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak taşınmazın değerinin belirlenmesi gerekirken bir inşaat mühendisi eşliğinde yapılan keşif sonucu düzenlenen rapora göre hüküm kurulması,
3-Kabule göre de;
a)Taşınmazın 1944 tarihli tapu kaydındaki yüzölçümü 1781 m2 olup, sonradan yapılan kadastro çalışmaları sonunda 2536.06 m2 olarak tespit gördüğü ve tespitin kesinleşmesi beklenerek buna göre krokili rapor tanzim ettirilmesi gerektiği düşünülmeden; taşınmazın tamamının 2532.74 m2 kabul eden fen bilirkişi kroki ve raporuna göre hüküm kurulması,
b) Taşınmazda, davacıların eşit pay sahibi olmadıkları ve taşınmazın bir kısmına el atıldığı gözetilerek el atılan bölümdeki davacı paylarının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle H.U.M.K.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 24.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy