(2942 S. K. m. 11, 15)
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçerli değildir. Şöyleki;
Bir taşınmaza arsa olarak değer biçilebilmesi için belediye imar planı içinde bulunması bulunmadığı takdirde belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunmakla birlikte etrafının meskun olması ve belediye hizmetlerinden yararlanması gerekir. Taşınmazın Bayındırlık Bakanlığı çevre düzeni imar planı içinde bulunması arsa olarak kabulü için yeterli değildir. Diğer taraftan dava konusu taşınmazın belediye mücavir alanı sınırları içerisine alındığı bildirilmekle beraber belediye hizmetlerinden yararlanmadığı ve etrafının da meskun olmadığı bildirilmiştir. Tespit edilen bu özelliklerine göre dava konusu taşınmaz arazi niteliğindedir. Taşınmazın belediye mücavir alan sınırları içerisinde bulunması Kamulaştırma Kanununun 11/3-i maddesine göre objektif değer artırıcı bir unsur olarak gözönünde bulundurulması gerekir. Diğer taraftan enerji nakil hattı nedeniyle taşınmazdaki değer düşüklüğü oranında arazi niteliği esas alınmak suretiyle tespit edilmelidir.
Arazi niteliği esas alınmak suretiyle arsa olarak değer biçen ve geçersiz olan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle H.U.M.K.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 14.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy