(2942 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 17. maddesi hükmü gereği tescil kararı verilen ancak bu tescil kararı tapuda işlenmeden yapılan imar uygulaması sırasında başka parsellerle şuyulandırılan davalıya ait payların yeni oluşan imar parselleri tapularından iptali ve davacı adına tapuya tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 17. maddesi uyarınca verilen ve kesinleşen tescil kararı olmasına rağmen, tescil kararı tapuda işlenmeden yapılan imar uygulaması sırasında başka parsellerle şuyulandırılan davalıya ait payların, imar parsellerinden iptali ile davacı adına tescili isteminden ibarettir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı idarenin imar uygulamasına ve oluşan parsellere ilişkin bir itirazı yoktur. Uyuşmazlık imar uygulaması sonucu oluşan parselin mülkiyetine ilişkin olup, mülkiyet hakkına ilişkin ihtilafların çözüm yeri adli yargıdır. Açıklanan nedenle olayda 7.10.1992 gün ve 1992/14-365-559 sayılı Hukuk Genel Kurulu kararının uygulama olanağı yoktur.
Bu durumda kamulaştırma ile mülkiyeti davacıya geçen davalı paylarının şuyulandırıldığı imar parselleri ve davalıya verilen hisseler belirlenerek, iptal ve davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 19.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy