(2942 S. K. m. 11, 15) (743 S. K. m. 618)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlara, müdahalenin men'i ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazlara, müdahalenin men'i ve eski hale getirme istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu taşınmazlara vaki müdahalenin men'ine ve 84 parsel sayılı taşınmazın eski hale getirilmesi için gerekli tazminata istemle bağlı kalınarak karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre 16 parsel sayılı taşınmaza vaki müdahalenin men'ine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Bilirkişi raporunda 84 parsel no'lu taşınmazın 975 m2'lik bölümü üzerindeki toprağın 2 metre derinliğinde kazılarak alındığı belirtilerek bu kısmın eski hale getirilmesi için 3225.956.000 TL. gerekli olduğu belirtilmiştir. Mahkemece de men'i müdahale ile birlikte 975 metrekarelik bölümün eski hale getirme giderinin tahsiline karar verilmiştir. Eski hale getirme gideri zemin bedelinden fazla ise; zemin bedeline hükmedilmesi ve el atılan bölümün davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece iki ziraat mühendisi ve bir mülk sahibinden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak 84 sayılı parselin toprak alınan 975 m2'lik bölümünün 2942 sayılı Kanunun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanarak zemin değeri tespit ettirildikten sonra, açıklanan ilke doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-a )Dava tarihi yerine, daha önceki el atma gününden faize hükmedilmesi,
b )3095 sayılı Kanunun 1. maddesine göre sadece yasal faize yürütülmesine karar verilmesi gerekirken hüküm tarihinden sonraki dönemi de kapsayacak şekilde oranı da tespit edilmek sureti ile hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 25.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy