(2942 S. K. m. 11/3) (4721 S. K. m. 683) (743 S. K. m. 618)
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Dava; kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece O... Belediye Başkanlığı hakkındaki davanın husumetten reddine, Büyükşehir Belediye Başkanlığındaki davanın da kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ile davalı Büyükşehir Belediyesi tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan Sabri Ç. tarafından düzenlenen krokide yeşille taralı 7 metrekarelik yer davacıya ait olmayan 919 sayılı parselde kaldığından davacının temyiz itirazlarının reddine;
Davalı idarenin temyizine gelince:
1-Davacı, her iki Belediyeyi hasım göstererek taşınmazına kısmen kamulaştırmasız el atılarak, yol haline getirildiğini öne sürüp, bu bölümün bedelinin tahsilini istemiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu taşınmazın bir bölümüne ana arter olan yola katılmak suretiyle Büyük Şehir Belediyesi'nce el atıldığı bir bölümüne de ana arter olmayan yola katılarak el atıldığı belirlenmiştir.
Ana arter olmayan ve zeminde yol haline getirilen bölümün hangi tarihte ve hangi davalı tarafından yol haline getirildiği belirlenerek sonucuna göre bu kısmın bedeline hükmedilmesi gerekirken, her iki bölüme de Büyükşehir Belediyesi'nce el atıldığı kabul edilerek tahsiline karar verilmesi,
2-Dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir. Kamulaştırmasız el atma davalarında Kamulaştırma Kanununun hükümleri bedel tespiti için kıyasen uygulanır. Kamulaştırma Kanununun 11/3-g maddesi uyarınca arsalara kamulaştırma yönünden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre değer biçilmesi gerekir. Bilirkişi raporunda emsal satışlara göre değer biçilmeden soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir.
Taraflara emsal göstermeleri için yeniden imkan tanınması, lüzumu halinde res'en emsal celbi yoluna gidilmesi ve dava konusu taşınmaz değerinin emsal karşılaştırması suretiyle tespiti için yeniden keşif yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyizi itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın hazineye irad kaydedilmesine ve davacıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde davalı idareye geri verilmesine 16.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy