(2942 S. K. m. 11, 15) (3095 S. K. m. 1) (818 S. K. m. 113)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca hüküm kurulduğu yazılı ise de; son kararda bozma gereklerine uygun değildir. Şöyle ki;
1-Arazi niteliğindeki taşınmaza yıllık ekilebilecek ürün gelirine göre biçilen çıplak değere, objektif değer artışı uygulanmamak suretiyle taşınmazın değerinin bulunduğu kararda açıklanmış ise de; bu rakam açık olarak belirtilmediği gibi artırılan bedelin ne şekilde elde edildiği ve gerekçeli karar açıklanmamıştır. Hesap tarzı ve özetinin dökümlü bir şekilde gösterilmesi için denetime elverişli biçimde bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadan hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
Davacı taraf ilk hükmü temyiz etmediği ve önceki hükümdeki değerin idare yararına kazanılmış hak oluşturduğu nazara alınmadan daha fazlaya hükmedilmesi,
3- İlk hükümde faiz başlangıç tarihi doğru olarak belirtildiği ve bu husus kesinleştiği halde, son hükümde günü belirtilmeden kamulaştırmanın kesinleşmesi tarihinden itibaren denilmek suretiyle infazda duraksama yaratacak şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 13.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy