(2942 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Davalı idare kamulaştırmadan Kamulaştırma Kanununun 21.maddesi uyarınca tek taraflı olarak vazgeçtiğinden konusu kalmayan bedel artırma davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Sözü edilen madde uyarınca işin önemi ve sarf edilen çaba dikkate alınarak davacı lehine maktuen vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken vekalet ücretinin nispi olarak hüküm altına alınması,
2- Avukatlık Kanununun 168/son maddesi uyarınca mahkemece hükmedilen vekalet ücreti davayı takip eden avukata ait ise de, bu avukat ile ona vekalet verenin iç meselesidir. Vekalet ücretinin müvekkil davacı yerine avukat lehine hüküm altına alınması,
3- Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkin olup kamulaştırma işleminden tek taraflı feragat edilmesi sebebiyle dava red edilmiştir. Çekişmesiz kamulaştırma bedelinin iadesi konusunda hiçbir talep mevcut değildir. Sadece bedel artırma davasının konusuz kalması sebebiyle reddi ile yetinmek gerekirken çekişmesiz kamulaştırma bedeli ve dava konusu taşınmazın tapu kaydı ile ilgili olarak hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428.maddesi gereğince bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 03.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy