(2942 S. K. m. 7, 10)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesi uyarınca kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın bedelinin tespiti ve taşınmaz üzerinde davacı idare lehine daimi irtifak hakkının tesisi ile tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesi uyarınca kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın bedelinin tespiti ve taşınmaz üzerinde davacı idare lehine daimi irtifak hakkının tesisi ile tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Taşınmazın arazi niteliğinde kabulü ile gelir metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Taşınmazın tapu kaydında belirtilen malikinin adresi Kamulaştırma Kanununun 7.maddesinde yazılı kuruluşların her birinden ayrı ayrı araştırılıp tespit edilen bu adreslerinden anlaşmaya çağrılmadan dava açıldığından, ön şartın yerine getirilmemesi sebebiyle davanın reddi yerine, kabulüne karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Doktrinde kabul edildiği ve Yargıtay Kararlarında da benimsendiği üzere kapitalizasyon faizi Türkiye genelinde % 3 ile % 15 arasında değişmektedir. % 3 oranında asgari hadden kapitalizasyon faizinin kabul edilmesi, Karadeniz kıyı şeridi gibi arazinin kıt, nüfus yoğunluğunun fazla olduğu yerlerde mümkündür. Davaya konu taşınmazın bulunduğu bölge belirtilen nitelikte değildir. Esasen aynı bölgeden Dairemize intikal eden dava dosyalarında da kapitalizasyon faizi % 4 ile % 5 arasında kabul edilip uygulama yapılmaktadır. Buna rağmen hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda kapitalizasyon faizinin belirtilen oranlardan daha düşük kabul edilmek suretiyle fazla bedele hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 30.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy