(2942 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı olarak açılıp birleştirilen kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescili, karşı dava ise kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve karşı davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Yasayla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 10.maddesi uyarınca kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın bedelinin tespiti ile davacı idare adına tapuya tescili, karşı dava ise kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Taşınmazın arazi vasfında kabulü ile gelir metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın meskun mahalde bulunmadığı, imara alınmadığı, arsa vasfını kazanmadığı ve Belediye hizmetlerinden de yararlanmadığı belirtilerek değer biçilmiş, 15.03.2003 tarihli ek raporda ise; N Karayoluna 4 km olması, şehir merkezine ve sanayi bölgesine çok yakın bulunması sebebiyle % 40 objektif değer artışının olacağından bahisle bedeli tespit edilmiştir. Mahkemece, yasaya uygun bu ek rapor doğrultusunda karar vermek gerekirken, davacılar vekilinin itirazı üzerine bilirkişi kurulundan alınan 22.04.2003 tarihli ikinci ek raporda ise; objektif değer artırıcı unsurlar için birinci ek raporda belirtilen hususlarda hiçbir değişiklik yapılmadan ve aynı tabirlerde kullanılarak bu sefer % 150 objektif değer artışı kabul edilerek taşınmazın bedelinin tespit edilmesi ve bu ikinci ek rapora göre fazla bedele hükmedilmesi,
2-Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere ve özellikle davanın bir tespit davası olması, mahiyeti ve niteliği de dikkate alındığında tespit edilen bedel için dava tarihinden, tespit edilen bedelin bankaya bloke edildiği tarihe kadar faiz yürütülmesi,Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 30.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy