(2942 S. K. m. 8, 12)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 8. maddesi uyarınca anlaşma suretiyle kısmen kamulaştırılan taşınmazlardan arta kalan ve ziraat yapılması imkanı kalmayan bölümlerin bedelinin tespiti ve tahsili ile, taşınmaz bölümlerinin davalı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 8. maddesi uyarınca anlaşma suretiyle kısmen kamulaştırılan taşınmazlardan arta kalan ve ziraat yapılması imkanı kalmayan bölümlerin bedelinin tespiti ve tahsili ile, taşınmaz bölümlerinin davalı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece daha önce 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 8. maddesi uyarınca, dava konusu taşınmaz bölümlerinin de içinde bulunduğu 2803 ve 567 parsel numaralı taşınmazlarda anlaşma suretiyle, kısmen kamulaştırma yapıldığından ve taraflar arasında da, bedel ve tescil hususunda anlaşma olduğundan, kamulaştırmadan arta kalan bölümler hakkında davacının dava açma hakkı bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 8. maddesindeki taraflar arasındaki anlaşma hususu, kamulaştırılan bölümle ilgilidir. Kamulaştırılan alan dışındaki dava konusu kısımlar hususunda taraflar arasında herhangi bir anlaşma yoktur.Kamulaştırmadan arta kalan bölümler 567 parsel numaralı taşınmazda 251 m2, 2803 parselde ise 1203 m2 olup, mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, kamulaştırmadan arta kalan bu bölümlerde yüzölçümlerinin küçük oluşu sebebiyle makineli tarıma elverişli olmadığı belirtilmiştir. Bu nedenlerle işin esasına girilerek, Kamulaştırma Yasasının 12. maddesi de gözönünde bulundurularak, dava konusu taşınmazların kamulaştırmadan arta kalan bölümlerinin bedeline hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, gerekçede gösterilen sair sebeplerle davanın reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde ödeyenlere geri verilmesine 17.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy