(2942 S. K. m. 10, 11)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, taşınmazlar arsa niteliğinde kabul edilerek bedelin tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu ve yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1- Kemalettin Mahallesi 269 Ada 21 nolu taşınmazın arsa olarak kabul edilmesi doğru değildir. Bir taşınmazın arsa olarak kabul edilebilmesi için belediye imar planı içerisinde olması, olmadığı takdirde belediye veya mücavir alan sınırları içinde bulunmakla birlikte belediye hizmetlerinden yararlanması ve etrafının meskun olması gerekir. Söz konusu taşınmazın imar durumlarına ilişkin Belediye Başkanlığından gelen cevabi yazıda "taşınmazın belediye ve nazım imar planı dışında, etrafının meskun olmadığı ve belediye hizmetlerinden faydalanmadığı" bildirilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporunda taşınmaza arsa olarak değer biçilmiştir. Bu taşınmazın niteliğine ilişkin çelişki giderilmeden arsa niteliğinde kabul edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Emsal taşınmazlar; Çorlu merkez Kazimiye Mahallesinde 120 metrekarelik küçük yüzölçümlü ve ticari öneme sahip olan satış ile, Çorlu Ulaş Beldesi Motor yerleri Mevkiinde bulunan satışlardır. Arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken dava konusu taşınmazlarla emsalin zaruret olmadıkça birbirine yakın bölgelerde, benzer yüzölçümlü, benzer özellikte olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir.
Çorlu gibi büyük bir merkezde, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede yukarıdaki özellikleri taşıyan emsal satışların bulunması doğaldır. Bu durumda taraflara dava konusu taşınmazlara yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü, benzer özellikleri taşıyan uygun emsal satışları bildirmeleri için süre verilmesi gerektiğinde aynı özelliklere uygun emsal satışların Tapu Sicil Müdürlüğünden resen celbi yoluna gidilmesi ve yeniden yapılacak keşif sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Miras bırakan Sebahat Erakalan'ın veraset ilamı dosyaya sunulmadan ve davacılar ile hukuki bağlantısı sağlanmadan onun payını da kapsar şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine 22.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy