(2942 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el konulan taşınmazın el atma tarihinden dava tarihine kadar Kamulaştırma Kanununun 38. maddesinde yazılı 20 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle tapu kaydının iptali ile idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el konulan taşınmazın el atma tarihinden dava tarihine kadar Kamulaştırma Kanununun 38. maddesinde yazılı 20 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle tapu kaydının iptali ile idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı idarenin tapu kaydının iptali ile mülkiyet hakkının tescili isteminin reddine, dava konusu taşınmaz üzerinde irtifak hakkı kurulmasına ve bu hakkın tesciline karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 38. maddesi; Anayasa Mahkemesinin 04.11.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2002/112 Esas, 2003/33 Karar sayılı ve 10.04.2003 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. Yasal dayanağı kalmayan davanın reddine karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden mahkemesince gerekli karar verilmek üzere hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.01.2004 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
Dava, kamulaştırma yapılmaksızın, akaryakıt boru hattı geçirilen taşınmazın bu bölümünün, davalı üzerindeki tapusunun iptali ile Kamulaştırma Kanununun 38. maddesi uyarınca davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, tapu kaydının iptali ve mülkiyet hakkının tescili isteminin reddine, dava konusu taşınmaz üzerinde irtifak hakkı kurulmasına ve bu hakkın tesciline karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Verilen hükmü, davalı taraf temyiz etmemiş, sadece davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Bu nedenle temyiz edenin aleyhine olarak hüküm bozulamaz.
Dairemiz çoğunluğu, hükmün dayanağını teşkil eden Kamulaştırma Kanununun 38. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğunu, kamu düzenine ilişkin hususlarda da, aleyhe bozma yasağının uygulanamayacağından, verilen hükmün bozulması görüşünde iseler de, davada taraf olabilme ( husumet ) ehliyeti, harçtan bağışıklık, mahkemenin görevi ve bunun gibi kamu düzenine ilişkin bir yön bulunmamaktadır. Tapu maliki, taşınmazına el atılarak akaryakıt boru hattının geçirildiği 1956 yılından bu yana, el atmanın önlenmesi veya kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açmadığı gibi, irtifak hakkı tesis ve tesciline ilişkin olarak aleyhine verilen hükmü de, temyiz etmeyerek bu durumu kabullenmiştir.
Verilen hüküm, davalı tarafça temyiz edilmediği için davacı idare aleyhine bozma yapılamayacağından, yerel mahkeme kararının onanması düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy